Kadınlar
Kadınlar

Eduardo Galeano

EdebiyatİncelemeKadınİnsanToplum

E-Kitap

bitirildi

görüntüleme

Eğer soldaderas, cucarachas, adelitas, vivanderas, gailetas, juanas, pelonas ya da guachas adı verilen ve devrimci askerlere refakat eden Meksikalı kadınlar olmasaydı devrim diye bir şey mümkün olmazdı. Onların hiçbirine maaş bağlanmadı.
Eğer Yaradılış kitabını Havva yazmış olsaydı, insan türünün ilk aşk gecesi acaba nasıl olurdu? Havva kaburga kemiğinden falan doğmadığını, hiç yılan tanımadığını, kimseye elma vermediğini, Tanrı'nın ona acı çekerek doğuracağına ve kocasının ona hükmedeceğine dair bir şey söylemediğini açıklığa kavuşturarak başlardı. Bütün bu hikayelerin Adem'in basına anlattığı yalanlar olduğunu söylerdi.
Anneme ağabeyimin benden faydalandığını söyledim ve beni evden kovdu. Şimdi erkek arkadaşımla yaşıyorum ve hamileyim. Eğer oğlum olursa bana destek olacağını söylüyor. Eğer kızım olursa dediğimde, bir şey söylemiyor.
Onu doğaya aykırı bir biçimde politik etkinliklerin içinde olma eğilimi gerekçesiyle mahkum ettiler. O, ev işlerini yapmak ve cesur evlatlar yetiştirmek için yaratılmış olan kadın doğasına ihanet etmiş ve burnunu erkeklere ait olan devlet işlerine sokarak ölümcül bir küstahlık sergilemişti. Ve giyotin bir kez daha indi.
İdam sehpasının dibinde Olympe sordu: "Eğer biz kadınlar giyotin sehpasına çıkma kapasitesine sahipsek, neden halka hitap edilen kürsülere çıkamıyoruz.
Peki ya tecavüzler? Onlar da söz konusu hakkın şiddet vasıtasıyla kullanımı değil mi? Tecavüzcünün zevk aradığı ya da zevke ulaştığı falan yok: O boyun eğdirmeye ihtiyaç duyuyor. Tecavüz bir mülkiyet damgasını kurbanın kalçasına kızgın demirle dağlıyor ve dünya var olduğundan beri ok, kılıç, top, tüfek, füze ve diğer ereksiyonlarla ifade edilegelen kudretin erkek cinsel organıyla özdeşliğinin en kaba ifade biçimi. Birleşik Devletler'de her altı dakikada bir kadın tecavüze uğruyor. Meksika'daysa her dokuz dakikada bir. Bir Meksikalı kadın şöyle diyor: "Daha sonra adamların sana hoşuna gitti mi diye sormasının dışında, tecavüze uğramakla bir kamyonun çarpması arasında bir fark yok."
Mülkiyet hakkının teyitleri: Mülkiyet sahibi erkek, kadın üzerindeki mülkiyet hakkını döverek kanıtlıyor, tıpkı çocukları üzerindeki mülkiyet hakkını onları döverek kanıtlayan kadın ve erkek gibi.
Tanrı, ateşli günahkar kadınların canlı canlı ateşte yakılmalarını emrediyordu. Kadın zevki karşısında kıskançlık ve korku yeni bir şey değildi. En eski, en evrensel, farklı zaman ve yerden birçok kültürün ortak efsanelerinden biri dişli vajina, ağız gibi dişlerle dolu kadın cinsel organı, erkek etiyle beslenen doymak bilmez pirana ağzıdır. Ve bugünün dünyasında, bu yüzyıl sonunda, klitorisi sünnet edilmiş yüz yirmi milyon kadın var.
Uyumayı başaramıyorum. Göz kapaklarımın arasında uykumu kaçıran bir kadın var. Eğer yapabilseydim ona gitmesini söylerdim; ama boğazımda konuşmamı engelleyen bir kadın var.
Parlak gözlü, kadın Isadora, okulun, evliliğin, klasik dansın ve rüzgarı kafese kapatan her şeyin tescilli düşmanı. O dans ediyor çünkü dans etmekten zevk alıyor ve canı istediği zaman, canı istediği gibi dans ediyor ve bedeninden doğan müzik karşısında orkestralar susuyor.
- Eğer oy kullanma bir şeyleri değiştirecek olsaydı, yasa dışı olurdu.
- Her toplum hak ettiği suçlulara sahiptir.~ Emma Goldman ~
"Ah, kadın bedeni! Ne kadar ihtişamlı bir şeysin sen!" Bingenli Hildegard, insanı kirletenin regl kanı değil savaş kanı olduğuna inanıyor ve açık bir biçimde dünyaya kadın olarak gelmiş olmanın mutluluğunu yaşamaya davet ediyordu.
1929 yılında bugün, yasa ilk kez olarak Kanada'daki kadınların birey olduklarını kabul etti. O güne dek onlar kendilerini öyle görüyorlardı, ama yasa görmüyordu.
Aşkın, içtiğimiz su gibi, doğal ve temiz olması için özgür ve paylaşılır olması gerekir, ancak maço erkek boyun eğme talep eder ve zevki yadsır. Yeni bir ahlak anlayışı ve günlük hayatta radikal bir değişim olmadan, tam bir serbestlik yaşanamayacaktır. Eğer toplumsal devrim yalan söylemiyorsa, yasalar ve gelenekler nezdinde, erkeğin kadın üzerindeki mülkiyet hakkını ve yaşamdaki çeşitliliğin düşmanı olan katı normları ortadan kaldırmalıdır. Bir kelime fazlası bir kelime eksiğiyle, Lenin Hükümeti'ndeki tek kadın bakan Aleksandra Kollontay'ın talepleri bunlardı.
Rosa ne özgürlük adına adaletin, ne de adalet adına özgürlüğün feda edildiği bir dünya istiyordu.
1955'ten 1970'e kadar Alman kadınlarının futbol oynaması yasaktı. Alman Futbol Federasyonu'nun gerekçesi şuydu: Top kapma mücadelesinde kadın zarafeti ortadan kalkıyor, beden ve ruh bazı hasarlara maruz kalıyor. Bedenin sergilenmesi de ahlaken sakıncalı.
Düşünen kadının yumurtalıklarını çıkarıyorlar. Kadın fikir üretmek için değil, süt ve gözyaşı üretmek için doğuyor; hayatı yaşamak için değil, yarı kapalı pencerelerin ardından seyretmek için doğuyor.
Şayet aile ortamı antrenman sahası olmasa erkek çocuk hükmetmeyi, kız çocuksa boyun eğmeyi nereden öğrenecekti?
Beğen0